8 Ekim 2023 Pazar

Kadın, kedi ve Kıvırcık



               O gün işten erken çıkmıştı, güzel havayı fırsat bilip akşama bahçede uzun bir sohbet eşliğinde güzel bir yemek yemeyi planlıyordu. Bunun için de güzel bir menü vardı kafasında. İş yerinden çıktıktan sonra yol üzerindeki markete uğramış, menüsü için ihtiyaçlarını almış, sonrasında da her zaman uğradığı manavından taze yeşilliklerini temin etmişti. Eve girip elindekileri hızlıca mutfaktaki masaya bırakmış ve hızlıca üstünü değiştirip menüsünün hazırlıklarına başlamıştı. Doğrama tahtası üzerine maydanozları yerleştirmiş, çekmeceden uygun bıçağı almıştı ki elinin altında yatan taze maydanozun kokusu küçüklüğünü hatırlamasına neden oldu. Ufakken yaşadığı rahatsızlıklar yüzünden ailesi günlerce maydanoz suyu içmesi için zorlamıştı. O günlerden beri maydanozun adını duyduğunda dahi tüyleri diken diken oluyordu. Öyle dalıp gitmişken, salondan kedisi Brigid’in normalden farklı miyavlamasını duydu. Normalde oldukça sakin olan, neredeyse hiç ses çıkartmayan kedi, heyecanlı heyecanlı miyavlıyordu. Çekmeceden daha yeni aldığı bıçağı, herhangi bir yere kaçamasın istercesine maydanozların üzerine bıraktı ve doğrama tahtasını tezgah kenarından uzakta bir noktaya doğru itti. Ellerini çekmecenin üzerinde asılı olan beze sile sile içeri, kedinin yanına doğru meraklı adımlarla ilerlemeye başladı. Oturma odasının kapısına geldiğinde, içerideki manzarayı gördüğünde sanki içeride büyülü bir ortam varmış ve onu bozmak istemiyormuşçasına odanın kapısından içeri atım atmadı. Sol omzunu kapının pervazına yaslamış, bir ayağını da parmak uçları yere dik gelecek şekilde bükmüş, elindeki bezle ellerini kurutmaya devam eder şekilde içeriyi izlemeye başlamıştı.

               Daha ufacık bir yavru iken sokakta bulduklarından beri yanlarında olan kedileri Brigid kanepenin kolçağının yanında yerde durmuş, kuyruğu ise buna nispet edercesine yukarı dikilmiş ve ucu da bükük şekilde, yanında kanepenin kolçağına tutunarak ayağa kalkmış olan ufaklığa bakıyor, sanki onun ayağa kalkışını kutlarcasına sevinç çığlıkları atıyordu. Bu arada “Kıvırcık” da kanepenin kolçağına tutunmuş kırmızı ışıkta hareket etmek için acele eden araçlar gibi hafif salınıyordu. Bu salınımı 3-5 saniye sürdürdükten sonra ileri doğru ilk adımını atmıştı. Sol eli halen kanepenin üzerinde duruyor herhangi bir aksilikte güvenli liman görevini görüyordu. Kıvırcık kendine olan güvenini ufak bir kontrol ettikten sonra bir adım daha ileri attı, artık kanepenin kolçağına tutunabilecek uzaklıktan da ötede idi. Kollarını her iki yana açmış, her adımında diz kapaklarının olduğu yerde sanki gizli yaylar varmış gibi salınarak ilerlemeye başlamıştı. Brigid de onunla birlikte ufak adımlar atıyor. Her adımını da sevinç miyavlamaları ile kutluyordu. Tüm bunlar olup biterken kapıya yaslanmış onları izleyen gözlerdeki mutluluk metrelerce öteden okunabiliyordu. Normalde ayak seslerini tanıyıp hemen ayağının dibinde biten Brigid de bir kanepeden diğerine doğru ilk adımlarını atmakta olan ufak Kıvırcık da onun geldiğini fark etmemişlerdi. Bu sayede arkalarında durup o büyülü anın tamamını izleyebilmişti. Kıvırcık, paytak ve heyecanlı adımları birbiri ardına hızla atmış, diğer kanepeye kadar ulaşmıştı. Henüz mesafe ayarlamalarını yapamadığı için kolçak yerine kanepenin oturma yerine ancak tutunabilmiş, kıvırcık saçlarını taşıyan kafasını da ellerinin hemen yanına doğru dayamış kendince büyük bir iş başarmış olmanın mutluluğunu yaşıyordu ki arkasından iki el belini kavradığı gibi onu havaya kaldırdı. Hızlı hareketin ivmesiyle geriye doğru giden kafası annesinin boynu ile omzu arasındaki bölgeye doğru kaydı, annesi tam da bunu ister gibi doğruca Kıvırcığın yanaklarına yumuldu ve öpücükler kondurmaya, içinde sevinç patlamaları yaşadığında attığı ısırıklardan kızının suratına atmaya başlamıştı. Kıvırcık da en az annesi kadar seviyordu bu ısırıkları. Yanağından başlayan ısırık, öpücük arası sevgi gösterisi, yanağı ile boynu arasına kaydıkça kıkırdamaya başlamış, kafasını da gıdıklandığını belli eder şekilde boynunu saklamaya çalışır şekilde eğmişti. Fakat güldükçe boynu açılıyor, boynu açıldıkça annesi onu öpüp ısırmaya devam ediyordu. Bu ısırık,öpme ve gülme seansı bir süre daha bu ikili arasında devam etti ta ki aşağıdan Brigid’in bacağına doğru tırmanmaya çalışması ile yanındaki ufaklığın da bu sevinç yumağına dahil olmak istediğini anladı. Dizlerini hafif büküp, kendini aşağı doğru salmasıyla Brigid’in sağ koluna zıplayıp Kıvırcık’ın yanındaki yerini alması bir oldu. O arada Kıvırcık da vucüdunu belinden annesine doğru döndürmüş, sevinç yumağını daha sıkı hale getirmek için bir kolunu annesinin boynuna atmış iken diğerini de Brigid’in üzerinde tutuyordu. 




1 yorum:

  1. Tebrikler,hayvan sevgisi ile gündelik yaşamı kısaca anlatmışsınız.Merakla diğer yazılarınızı bekliyorum.

    YanıtlaSil

Kadın, kedi ve Kıvırcık

               O gün işten erken çıkmıştı, güzel havayı fırsat bilip akşama bahçede uzun bir sohbet eşliğinde güzel bir yemek yemeyi planlıy...